24 Eylül 2007

Kekikli sebze çorbası

Taze taze yazıyorum.
Bu çorbayı yeni keşfettim. Daha doğrusu, çorbaya taze kekik koyup da pişirmeyi yeni düşünebildim.
Sonuç: Süper!
Aslında tipik bir sebze çorbası. Fotoğraflarda içindekiler niye böyle büyük görünmüş anlamadım, aslında o kadar minicik doğranmışlardı ki.. Hepsi en fazla yeşil bir mercimek büyüklüğündeydi.
İçine salça vs konmadı, taze domatesle yapıldı. Eh, domates ve taze kekik yan yana pişerse nasıl bir koku çıkar tahmin edersiniz.. Ben pişmesini beklerken bile gidip gelip tencereyi kokladım:)
Mimi hanım da bu çorbaya bayıldılar.
Umarım sizlerde beğenirsiniz.

(Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere; artık ben de acemi bir "photoshop"cıyım:))


Malzemeler:
4 kişilik

  • 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 diş sarmısak
  • 1 adet ufak pırasa
  • 1 adet kırmızı, salçalık biber
  • 1 adet havuç
  • 6-8 adet taze fasülye
  • 2 adet olgun domates
  • tuz
  • karabiber
  • 4 dal taze kekik
  • 1 kahve fincanı yasemin pirinci
  • 1 bardak etsuyu
  • 3-4 bardak sıcak suYapılışı:
  • Zetinyağını tencereye alın, ince kıydığınız sarmısağı soteleyin. Çok ince (2mm) doğradığınız pırasaları ekleyerek ederek sotlemeye devam edin.
  • Domates haricindeki tüm sebzeleri minicik doğrayın (yeşil mercimek büyüklüğünde), domatesleri rendeleyin. Kekikleri ayıklayın. Hepsini pırasalara ilave edin.
  • Kalan malzemeleri de ilave ederek tuz ve biberle tatlandırın.
  • Kaynadıktan sonra yarım saat saat civarında kısık ateşte pişirin.
Notlar:

  • Bu çorbayı tuzsuz lor veya ricotta peyniri ya da birazcık krema ekleyerek servis yapabilir, incecik kıydığınız taze soğan sapları ile süsleyebilirsiniz.
  • Taze kekiği (vakti biraz geçiyor olsa da ) semt pazarlarında yeşillikçilerden temin edebilirsiniz.
  • Taze kekiğin kullanmadığınız kısmını kurutun, çok daha aromalı bir kuru kekik elde edeceksiniz
  • Taze kekik, girdiği her yemeğe müthiş bir lezzet katıyor ve çorbada harikalar yaratıyor. Sabah kahvaltılarında kabuğu soyulmuş domatesler tuz, sızma zeytinyağı ve bol taze kekikle harika oluyor. (ki şimdi domateslerin artık en lezzetli zamanı)

16 yorum:

Defne dedi ki...

İpeeeek, müthiş bir lezzeti olmalı bu çorbanın :). Ellerine sağlık! Sarımsak, domates, kekik...uff daha ne isterim ben. Harikasın!

Deniz dedi ki...

O kadar çeşitli malzeme var ki, faydası da o kadar çok. Çok leziz görünüyor. Domatesler de kekikle misss... Eline sağlık. (Pek de acemi görünmüyorsun her iki konuda da :))

ÇiLeK dedi ki...

İpek'ciğim en sevdiklerim arasındadır kekik..Kopar kopar ekle yemeklere.Pazardan aldığın taze kekiği ufak bir mutfak vazosunda ya da kavanozda su içinde de muhafaza edebilirsin.Daha diri kalıyorlar,hem de elinin altında sürekli.
Afiyet olsun .Sevgiler.

Tijen dedi ki...

Var mı çorba gibisi! Ama ben soğuk günleri bekliyorum çorba yapmak için. Ellerine sağlık İpek'ciğim.

canan's culinaria dedi ki...

ipekcigiiiiiiiiiim, mimicigiiiiiiiiim,

biz geldiiiiiik ve senin bu harika corbandan felaket canim istedi. cok yorgunum 3 ay geldi gecti ve almanya'ya tekrar merhaba dedik.

cok öpüyoruz sizleri,
sera-mina & canan

acemiş aşçı dedi ki...

Defne ciğim, artık akşamları hava soğumaya başladı. İyi gidiyor tavsiye ederim:)
Öptüm..

Deniz ciğim sorma:)) Bir hayır yaptın ki sorma, çok eğleniyorum ben bu photoshopla. Bebek adımlarıyla, bir ileri iki geri..Ama çok eğlenceli.
Çorbayı denemeni şiddetle öneririm. Tazecik kekiklerin nerde olduğunu bilirsin nasıl olsa:)
Öptümm.

İpek ciğim, ben de içinde kekik olduğu müddetce herşeyi yiyebilenlerdenim. Bir dönem söylediğin gibi muhafaza ederdim ben de. Ne iyi hatırlattın, çoktandır unutmuştum, sırf görüntüsü bile insanın havasını değiştirir..
Bütün yaz eksik olmazdı tezgahımdan, ne iyi olurdu...
sevgilerimle

Tijen ciğim, akşamları bizim buralar çok soğudu, tabi siz daha yazı yaşıyorsunuz oralarda değil mi?? Şaka maka ama soğuğu özlemişim:))
sevgiler

Canan cığım hoşgeldiiiniz!
Ben yazın Bodrum dan da gelirsin syfana sandım, gittim geldim baktım. Şimdi Bordum anı ve fotoğraflarını bekliyoruz bu durumda:)
O küçük melek nasıl bronzlaşmıştır şimdiiii!!
SEvgiler

nino dedi ki...

enfes olmus super goruntu ve sunum elleriniz dert gormesin maasallah bu boncuk kizda pek guzel

Defne dedi ki...

Aslında kapalı tutmuştum ama sen yazacağım deyince yorum penceresini açtım İpek'ciğim :).
Sevgiler.

butterfly dedi ki...

İpek Ablacım, ben de tam bir çorba düşkünüyüm, öyle ki soğukları bile bekleyemem çorba için:).
Çorbada taze kekik kullanmak harika fikir! Bulur muyum acaba pazarda?
Sevgiler, öpücükler;).
aslı

Papatya dedi ki...

İpekçim,
ne de olsa kanında Giritlilik var değil mi, kekiğin tadı, kokusu içine, ruhuna işlemiş sanki :)
Burada Giritte de karabiber dışında, en çok kullanılan baharat kekik. Aslında geleneksel mutfakta fazla baharat yok; kekik, nane, defne, hepsi o kadar. N'apsınlar o kadar çok ki kekik doğada. Şehir dışına çıksan her taraf mis gibi kokuyor.

Gelelim, Hanya ve Mevlevihane meselesine... İnanır mısın bu sene Hanyaya hiç gitmedim :( Halbuki diyebilirim ki Giritte en çok sevdiğim yer orası, bambaşka bir havası var. Ama arşivimde tabi ki Hanyadan fotoğraflar var. Bana biraz zaman tanı, arşivimden 2 yıl kadar önceki fotoğraflardan bazılarını seçip, senin için yayınlayacağım :) Söz!
Aralarında Mevlevihanenin fotoğrafı ne yazık ki yok... ama Yorgoyla arayıp bulmuştuk o eski binayı. Bahçe kapısı kilitliydi, içine giremedik, galiba yetimhane olarak kullanılmış bir dönem.
Yoksa deden de Hanyalı mevlevilerden mi? :)
Geçen kış İzmire gelişimizde bir kitap almıştım. Sana da linkini veriyorum. Belki de zaten biliyorsun...
http://kitap.antoloji.com/hanya-girit-mevlevihanesi-seyh-ailesi-mustemilati-vakfiyesi-m-kitabi/

Gerçekten birgün biraraya gelsek konuşacak ne çoooook şeyimiz var!
öpüyorum :)

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

ipekciğim ,sobelendin...yani ebesin...:))

acemiş aşçı dedi ki...

Nino merhaba:)
Ziyaretine teşekkür ederim, beğenine de..
Sevgiler

Defne ciğim,
yazdım bile:)

Sevgili Aslı cığım. Çorba seviyorsan bunu hemen dene, sebzelerin mevsimi geçmeden. Ben cidden çok beğendim tadını. Kekiğe gelince: hangi semt pazarı sana uygun bilmiyorum ama, balgat 100.yıl, ümitköy, ve sıhhiye pazarlarındaki çoğu yeşillikçilerde taze kekik bulabilirsin.
Sevgiler

Papatyaaaaa....
Ufak bir şok yaşadım mesajınla.. İnternetin sihirli, inanılması güç dünyası. üstelik tamamen gerçek işte. Bahsettiğin kitabı ne ben ne de annem bilmiyorduk. Kitapta bahsedilen aile benim büyük dedelerim.
Girit e ziyaretimiz artık bir hayalden öte plana dönüşmeye başladı bilesin:) Fotoğrafları büyük bir heyecanla bekliyorum.
Burada anlatacaklarım uzamaya başladı, demek ki mail yazmanın zamanı gelmiş:)
Sevgiler ve çooook teşekkürler.

Peri ciğim,
En keyifli oyunlardan biri olmuş bu, çok hoşuma gitti. Derhal katılıyorum.
sevgiler:)

munevver dedi ki...

İpek'ciğim, bize çorba de, ne çorbası olursa kabulümüz, biliyorsun. Taze kekikle yapılan bu çorba hem çok sağlıklı, hem de çabucak yapılabilecek. Eline sağlık. Yarasın Mimi'ciğime...

O mavi çiçekli örtü ne güzel öyle.

Nihayet, bir gayretle domates reçelini yaptım. Görmek ister misin?

Öpüyorum seni ve Mimi'mi.

Nane Limon.

acemiş aşçı dedi ki...

Münevver ciğim, çorba gerçekten de çok pratik oldu, uyduruverdim işte:)
lezzeti de cabası..
Zevklerimiz benziyor o çıtır çıtır örtüyü ben de çok seviyorum, senin hoşuna gitmesinden ayrıca mutluluk duydum komşum.
Domates reçeline bir koşu gidip baktım ve yorumlara yazdığım gibi; baayıldım. Görünüşünden dört dörtlük olduğu ve ustanın elinden çıktığı hemen anlaşılıyor.
Çok sevgiler

ebru dedi ki...

Merhaba Ipek'ciğim,
Yine ben...:-)
Bu kekikli çorbanı da denedim, aynı menüde, onu da haber vereyim dedim...
Biz de yeşil yapraklı her türlü sebze ve baharatı çok severiz, o yüzden bu tarifi sık sık kullanacağım herhalde. Tadı hakikaten muhteşem! Eline, aklına sağlık. :-)
Bir nokta da şu ki, yaptıktan sonra hem pirinç, hem patatesi bir arada fazla buldum, ama koymuş da bulundum içine bir defa. Dün akşam 2.kez ısıtırken, pirinç çok hamur olduğu için el blenderindan geçirdim. Çorba kremalı gibi öyle güzel bir kıvama geldi ki, bu haline de bayıldık. Hem de ne pirinç, ne patates hiç bir şey fazla hissedilmedi, olduğu gibi tüketildi. :-)
Seni ben de naçizane tebrik ediyorum. Ve tariflerini takip etmeye devam ediyorum.
Sevgiler
Ebru-

ipek dedi ki...

Ebru'cuğum,
Bu tarifi çok olmuş yayınlayalı ve de yapmayalı. O günden bu yana, çorbada aslında patatesi hiç de sevmediğimi fark ettim. Senin de yorumun üzerine malzeme listesini düzelterek patatesi çıkarttım, pirinci de azalttım. Galiba daha iyi oldu.
Bu arada, kalan çorbayı blenderla ezme fikri süper:))
Sırada çook pratik bir kış çorbası var yayınlanmayı bekleyen, onu da seveceğini tahmin ediyorum.
sevgiler..