23 Nisan 2009

Bugün bu sayfa Simin'in 2

(En arka sırada sağ tarafta, kafasında pembe kraliçe tacıyla şiir okuyan Simin'dir.)

Okuldaki gösteri, en eğlencesiz olanıydı.
Neden okul büyükleri, hiç çocukları düşünmezler? Onca sıkıcı konuşma; gürültü patırtının arasında heba olan, anlamını yitiren sözcükler... Ve bunu ndene bu kadar uzun tutarlar?
Çocuklar en iyi eğlenerek öğrenirler. Eğer büyüklere birşey ispatlamaya çalışmaksa yapılan; bilin ki onlar bu tür boy gösterilerinden en çok sıkılanlar...Ne olurdu çocuklar çıksalar ortaya dans etseler, şarkıları hep bir ağızdan neşeyle söyleseler. Hatta büyükler de onlara katılsa...

(Anneanne Simin'i çiçeklerle karşıladı)



Daha sonra alışveriş merkezindeki büyük oyuncakçıya gidilerek ailenin her ferdinin ayrı ayrı sipariş verdiği hediyeler alındı.
Mimi'nin aylardır sayıkladığı; gerçeğini aratmayan, havlayan ve kıpır kıpır kıpırdayan minik köpek yavrusu dedesinin siparişiydi. Oyuncağını aldığımızda bu kadar mutlu olan bir çocuk, gerçek bir köpek yavrusuna sahip olsa ne hissedecek merak ettim.. Minik yavrunun adını "Şafak" koydu! (niye bilmiyorum)
Büyük babaannenin hediye çekini, bir "örgü makinası" seçerek değerlendirip, beni şaşkınlığa uğrattı. (Gerçekten örüyor bu makine.. ve çok şeker)
Anne ve baba hediye seçimlerini her zamanki gibi giyisiden yana yaptılar.

Mimi en vurucu ve normal şartlarda asla elde edemeyeceği hediye seçimini elbette anneannesine aldırdı: Şu yanda görülen ve ismini telaffuz etmeye dilimin varmayacağı kostüm!!!!

Topuklu mu topuklu terlikleri olan, eteği tavşan tüyüne benzer tüylerle dolu, taşlı-pullu bu kostüm; bugün onun bayramı olduğu için hiç bir şeye itiraz etmeme kararım sayesinde şu anda Mimi'nin odasında.. Ve bu acayip terlikler şu an ayağında!

Amcası ise hediyesini bir gün öncesinden getirmişti. Odasında duran paketi açmamak için çok direndiyse de, dayanamadı. Benim en sevdiğim hediye o oldu: Sek sek oynamaca oyunu.. Eski günlerdeki gibi!



Okul ve alışveriş sonrası, Renewa'daki asıl eğlenceli partiye katıldık. Mimi, gerçekten coştu, eğlendi, şarkılar söyledi, şekerler yedi...
Öyle eğlendi ki, dönüş yolunda hiiiç sesi çıkmadı..

5 yorum:

Anne ve kızları dedi ki...

SEVGİLİ ACEMİ AŞÇI, HER ÇOCUĞUN HER 23 NİSANDA EN AZ SİMİN KADAR NEŞELİ VE ÖZGÜR OLMASINI DİLİYORUM. BENDE KENDİ ÇOCUKLUĞUMDA OLMAK İSTEYİPTE OLAMADIĞIM HER KARAKTERİ VE ONLARIN GİYSİLERİNİ ÇOCUKLARIMA DİKİP YAŞATMAYA ÇALIŞMIŞTIM. SEVGİLER YOLLUYORUM..

Tijen dedi ki...

Canım benim, sonra da uyuyakalmış değil mi? Çocuk olmak ne güzel İpek, bazen öyle özlüyorum ki. Onun doğumgünü ne zamandı? Sanki bizim kızlardan birinin kızının da doğumgünüydü 23 Nisan ama kimin? (Yarışma konusunda da amaaan boşver diyeceğim. Vallahi girdim ama sayfayı iptal edip çıksam mı diye düşünmüyor değilim. Beni o kadar heyecanlandırmıyor. Ayrıca iyi olanın kazanacağı bir şey değil ki bu, keşke öyle olsa...)

ipek dedi ki...

Anne ve kızları,
Bu güzel dileğine ben de anne kalbimle katılıyorum. Tüm çocuklar özgür ve mutlu olsun.
sana ve kızlarına sevgilerimle...

Tijen'ciğim,
Simin'in doğum günü 11 Eylül.
Yarışma konusunda sana katılıyorum, orada bulunmaktan dolayı huzursuz ve pişmanım.
Başta ayrılmaya karar vermiş olsam da, oy veren onca insanın orada harcadığı emek ve vakte saygısızlık etmemeye karar verdim.
sevgilerimle

Özlem dedi ki...

İpek Hanım;
Bizde çocukken 23 Nisanlarımızı çok özel geçirirdik şimdi de kendi çocuğumu,dünyada sadece bir Türk olarak kendisinin kutlayabildiği bu özel günü,unutmayacağı şekilde geçirtmeye çalışıyorum.
Simin de hediyelerini severek kullansın. Özel bir soru olacak ama hangi okula gidiyor Simin?
Sevgilerimle.
Özlem

ipek dedi ki...

Özlem Hanım,
Simin'in okulunu gerçekten özenerek seçmiş olmamıza rağmen, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Hangi okula göndereceğimi hala bilemiyorum ama bu okulda devam etmeyeceği kesin. Bu yüzden okulun adını vermesem iyi olur.
Sevgilerimle..