24 Aralık 2006

Marianne Keki

Size de olur mu bilmem; hani bazen bir resim, bir tat ya da bir koku alır da götürür zaman içinde bambaşka biryerlere? İşte bu kek pişerken çıkan koku bana böyle bir duygu yaşatıyor:
Zaman ,zaman içinde, daha küçücüksünüz. Sıcacık bir evin kapısından içeri giriyorsunuz iyi anlaştığınız ve sevdiğiniz yaşıtlarınızla oyun oynamak üzere.
Girer girmez bu koku karşılıyor sizi o evde, ve bir de sıcacık gülümsemesi ile kocaman bir yürek. İçerinin sıcaklığı aslında kekin kokusundan değil, O'ndan geliyor işte..Birden sarılıp sarmalanıyorsunuz hala ne olduğunu tarif edilemeyen o duyguyla. Güven mi, şefkat mi , mutluluk mu , sevgi ya da hepsi mi?
Küçük kalp o an bunu "huzur" diye tanımlıyor, ve beynine öyle yerleştiriyor . Artık ne zaman bu kokuyu duysa "huzur" gelecek aklına.
Sonraki yıllarda uzağa taşınan o eve ne zaman gitse , hep o kek kokusu ile karşılanıyor.
Şimdi büyümüş olan bu çocuk artık bu keki kendi yapmak zorunda. Sırf o kokuyu duyabilmek için sık sık yapıyor da. Ve çok emin ki: kekin kokusunun yarattığı huzur, taa bulutların üzerine çıkıp, sahibine ulaşıyor. ..
Eminim ki bugün, sevgili kuzenlerim Onun evinde toplanmış, sömineyi yakmış, kadehlerini kaldırmışlardır anısına.. Belki büyük kuzen yapmıştır bu kekten? Yapmadıyda eğer, bu dilim onlar için olsun..
Mutlu Noel ler Marianne....

Marianne Keki

Malzemeler

  • 250 gr margarin (oda ısısında)
  • 250 gr (1 1/4 su bardağı) şeker
  • 4 yumurta
  • 1 limon un kabuğu-rendelenmiş
  • 1 paket vanilya
  • 400 gr un (3,5 su bardağı)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 125 ml süt
  • 3 çorba kaşığı siyah rom (bu aralar rom pek bulunmuyor, ben kanyak kullandım)
  • 3 çorba kaşığı kakao
  • 3 çorba kaşığı pudra şekeri

Yapılışı

Un ve kabartma tozunu bir kabın içine eleyin.

Ayrı bir kapta, margarin ve şekeri iyice mikserle hızlı devirde, iyice karıştırın.

Yumurtaları ilave ederken karıştırmaya devam edin,

Limon kabuğu ve vanilya ekleyin ,

Unu kabartma tozu ile birlikte ayrı bir kaba eleyin.

Mikserle çırpmaya devam ederken, unu da kaşık kaşık karışıma ilave edin.

Son olarak süt ve rom ekleyin, yavaş devirde ve uzun süre karıştırmaya devam edin.

Pürüzsüz bir karışım elde edince, kek kalıbına boşaltın ancak 1/3 lük kısmını ayırın

Kalan karışıma kakao ve pudra şekerini ekleyip biraz daha karıştırın.

Bunu kek kalıbındaki beyaz karışımın üzerine ekleyin

Bir bıçak ya da çatal yardımıyla iki karışımın birbirine karışmasını sağlayın.
(Kek piştikten sonra anlaşıldı ki ben bu karıştırma işini tanm becerememişim, biraz daha karıştırmam gerekiyormuş)
190 C ye ısıtılmış fırında 50- 60 dakika pişirin.

(kekin hazır olup olmadığını kürdan ya da temiz bir bıçak batırarak kontrol edin)
Piştikten sonra tel ızgara üzerinde soğumasını bekleyin.

Not: Bu kek ılıkken çok güzel, ertesi gün daha da güzel, daha ertesi gün daha daha güzel oluyor..

Ne demek istediğim ancak yenerek anlaşılabilir:)

24 yorum:

Nukhet dedi ki...

Ipekcim

O zaman bu keki yapmam farz oldu bakalim gecmiste ben de duymusun benzer bir kokuyu ve ic huzuru. Ben de Marianne`ye bulutlarin otesine sevgilerimi yolluyorum. Ellerine saglik

inci dedi ki...

Tarifledigin lezzetler,anlattigin hikayeler bir yana,oyle bir dokuyorsun ki yuregindekileri su kucucuk kutuya,insan ne yazacagini sasiriyor,ne diyecegini bilemiyor...cok acayip bi seysin sen!Eline,yuregine saglik...
inchi

ipek dedi ki...

Nükhet ciğim,
eğer daha önce bu duyguyu yaşadıysan sende, keki yaparken, gerçekten hissedeceksin o huzuru.. Tarifi yok biliyorum ve biraz karışık oldu ama sen anlıyorsun beni:)..
Çok sevgiler

İnci ciğim..
Ne güzel şeyler yazmışsın bana..Paylaşılınca dokunabiliyor ancak yüreğimdekiler..
Çok sevgiler
İpek

Adsız dedi ki...

Canım ipek,

Öyle kilitlendim ki okuduğumda, hissettiklemi ancak döktüğüm gözyaşları anlatabilir. İnci az bile yazmış. Binlerce kez eline, yüreğine sağlık.

Arif

ipek dedi ki...

Sevgili Kuzen,
O çok özel biriydi, hepimiz yürekten sevdik.
İpek

Adsız dedi ki...

Merhabalar İpek Hanım,

Tariflerinizden seçim yapmak çok zor hepsi çok güzel görünüyorlar, ellerinize sağlık.
Şimdi Marianna kekinizi fırına koydum. "Bu nasıl hamur" derken tekrar fotoğraflara baktım ki doğru hamur. İyi ki detaylı fotoğraflandırmışsınız. "Daha sonraki gün daha iyi oluyor" dediğiniz için bu keki tercih ettim. Pişince sonucu yazarım.

Sağlıkla,sevgiyle,

Sevil

-acemi aşçı- dedi ki...

Sevil Hanım beni gururlandırdınız teşekkür ederim.
Hamur oldukça yoğun, ve zor karışıyor, bence doğru yoldasınız.
Keki üzeri kapalı olmak kaydıyla uzun süre koruyabilirsiniz, gerçekten gittikçe güzelleşiyor.
Bu tarif yazımdan da anlayacağınız gibi, benim için çok özel ve şimdi aramızda olmayan birine ait. Aslında bu kekin bir adı yok ama ben öğrendiğim kişinin adını verdim.
Sonucu merakla bekliyorum.
Sevgiler
İpek

Adsız dedi ki...

İpek Hanım,
Kekin hikayesini az önce okudum,gerçekten sizin için özel bir tarifmiş. Tahminen bu yazıları görüp bulunduğu yerde mutlu oluyordur.

Daha önce yazdığım gibi Starbucks Havuçlu Kekinizi de yapmıştım.

Marianne Keki de Havuçlu kekiniz gibi çok güzel oldu. Kek pişerken çıkan kokulara bayılıyorum,sadece mutfak değil, oturduğumuz kat bile mis gibi koktu.

Yarın yaklaşık 40 kişilik bir doğum günü partisinde ikram etmek için şimdi bir tane daha yapacağım.

Tekrar ellerinize sağlık, Marianne da huzur içinde uyusun.

Sağlıkla, sevgiyle
Sevil.

-acemi aşçı- dedi ki...

Sevil Hanım beni öyle mutlu ettiniz ki..
Dilerim doğum günü kutlamanız çok güzel ve mutlu geçer, bütün bu güzel emeklerinize değer.
Doğumgünü sahibine nice nice sağlıklı uzun yıllar dilerim.
Sevgiyle,
İpek

şencan dedi ki...

kek harika kabarmış...görüntüde süper...elinize sağlık...sevgiler....
www.sencansen.blogcu.com

-acemi aşçı- dedi ki...

Şencan teşekkürler...
Sevgiler
İpek

ozlem dedi ki...

Sevgili Ipek
Sabah uykum kacti oturdum computurun basina yemek grubumdan bir dolu mail .AA yine bir hirsizlik vakasi ,bu sefer kimin tariflerine musallat olmuslar diye girdim sitene .Ne kadar cok sevdim seni ve minik kizini ,okudukca bir dolu ortak yanimizida buldum .Ben de bir Ankaraliyim ama cok uzun zamandir uzakta ,seni okurken sanki eski bir aile uyesiyle tekrar bulusmus gibi hissettim kendimi ne garip ...Cikamadim icinden bir saattir sitenin .Guzel kek tarifini print ettim deneyip sana haber veririm.Bu arada acemi ahci ismi senin icin fazla alcakgonullu olmus .Kocaman sevgiler
Ozlem

-acemi aşçı- dedi ki...

Sevgili Özlem,
Güne güzel başlamak diye buna derim ben işte. Yazdıkların beni nasıl mutlu etti tahmin edemezsin. Yakın hissedilmek, bir kalbe dokunabilmek, bunlar çok önemli, çok özel ve çok güzel. İyi geliyor insana. Hem tam da böyle bir anda.
Bir dolu insan yani bizler sırf bu duyguyu yaşayabilmek için buradayız: Paylaşmak.
Ankaralı olmak bilirsin değişik ve benim çok tarif edemediğim bir şey.
Uzaklaştıktan sonra bile bunu içinde yaşattabildiğin için şanslısın.
Marianne keki benim için gerçekten özel bir tat. Ben nedense kışları yapıyorum, belki eskiden hep Noel de yediğim için.
Pişerken çıkan kokuda beni hatırla:)
İyi ki geldin, yine gel yine yaz lütfen:)
Sevgiyle

Adsız dedi ki...

bayram için yaptım.resimdeki kadar kabardı.bu gün kalanı işyerine getirip arkadaşlarımla paylaştım.gerçekten 4 gün sonra tadı daha da güzeldi.sadece tek sorunum bebin un biraz fazla geldi bir dahaki sefere 400 -450 gr un koymayı düşünüyorum.paylaşımınız için teşekkürler

acemi aşçı dedi ki...

İsimsiz
adını yazmayı unuttuğun için böyle seslendim kusura bakma,
Bu benim favori kekim. sizlerin de beğenmiş olmanıza çok sevindim, afiyet olsun. oranları çok değiştirmemeni öneririm, ben bu şekilde denemelerimden memnun kalmamıştım. Un için 250 gr un 250 gr nişasta karışımını deneyebilirsin.
sevgiler

Adsız dedi ki...

Ipek, binlerce kilometre mesafedeyim, ama o cocuklukta tadina doyamadigim, Marianna teyzenin keki icin yazdiklarini okuyunca agladim vede o gunlerin canliligini hatirladim. Olus'un dogum gununde anneannesi (Uma) ile el ele tutusup dans edisimizi vede hep aklimda eve gitmeden evvel, o kekten bir tane daha yemek vardi.... Simdi bugun yine o keki yapip koku ve tatla o gunleri animsiyip, Marianna teyzenin ruhuna tesekkurler sunacagim.... Selda.....

acemi aşçı dedi ki...

Selda, bu nasıl güzel, ne mutluluk verici bir sürpriz!!! Yıllar öncesine, çok mutlu günlere döndüm yazınla. Burada yazdıklarımı, kekin kokusunu ve bizlere yaşattığı/hatırlattığı duyguları en iyi bilenlerdensin sen. Anlatamaya çalıştıklarımı çok iyi anladığını tahmin ediyorum. Sen de hep oradaydın çünkü.
(Birbirimize korku hikayeleri anlatıp sonra da korkudan altımıza etmeye ramak kalışını hatırlıyorum da... Çocukluğumuz çok güzeldi be Selda)
Ne iyi etttin buraya yazmakla, beni ne çok mutlu ettin..
Binlerce kilometre uzağa, binlerce sevgiler...
ipek

Adsız dedi ki...

Sevgili Selda ve İpekciğim
Annemin kekinin kokusu sayenizde geçmiş zamana takılı kalan bir anı olmaktan çıkıp yaşayan mutfaklara yayılıyor, tabiki tarifi mümkün olmayan o huzur duygusu ile beraber. Annem her halde inanılmaz mutlu olurdu.
Her ikinize de teşekkür ediyorum.İpekciğim insanlara bu koku ve huzuru bloğunla yaydığın ve Selda sende kilometrelerce ötede başka bir kıtada aynı duyguları yaşattığın için. Biliyormusunuz çok şanslı bir çoçukluk geçirdik ve yaşadığım bunca sıkıntıya rağmen o zaman bizi kuşatan sevgi çemberi bana hep güç verdi.
Bu ortamı hep birlikte mutfaktan yayılan hoş kokularla herkese yaymak dileğiyle, ikinizi de kucaklıyorum... çok sevgiler
Oluş

Adsız dedi ki...

kek süper görünüyor ellerine sağlık ama ben tarifteki rom(yada kanyak)kullanmak istemiyorum bunu yerine bişey kullanmalımıyım yada hiçbir şey ekleyip çıkarmadan da aynı tadı yakalayabilir miyim?şimdiden teşkkürler...

Adsız dedi ki...

Sevgili İpek,
Bu güzel tarif için teşekkürler.
Stockholm'de lise 2ye giden kızımın italyance dersinde her hafta öğrenciler bir şeyler yapıp götürüyor. Ben de kızımın sırası gelince bu güzel keki yaptım (rom koymadım okula gideceği için) ve hikayesini de anlatmasını istedim.
Çok beğenmişler. Öğretmeni de kocaman bir dilim yemiş.
Biz de buralarda Marianne'ı sevgiyle andık.
Selam ve sevgilerimle
Meral

acemi aşçı dedi ki...

Oluş cuğum, ben yorumuna cevap yazdığımı sanıyordum,, meğer yazmamışım, çok utandım:((
Geçmişteki sevgi çemberi hepimizi kucakladı. Biz onu hala sürdürmeye çalışıyoruz, başarabiliyor muyuz onu çocuklarımız anlatacak ileride:)
Bu yüzden huzur dolu bu mis gibi kokular hep yayılmaya devam etmeli mutfaklarımızdan. Ne mutlu bizlere ki pek çok güzel insan da bu kokuyu bizlerle paylaşıyor kendi mutfaklarından.
sevgiyle kucaklıyorum

acemi aşçı dedi ki...

Sevgili Meral,
SAnıyorum bir önceki yorum da sana ait. Ben daha cevaplayamadan sen keki yapmışsın bile:)
Rom koyarsan kekin tadı biraz daha farklı oluyor elbette ama koymasan da olabilir. Ancak içine konan rom piştikten sonra tüm alkolü uçtuğu gibi, içki tadı da olmuyor sadece hoş bir aroma bırakıyor. Yani bizim Mimi'ye bile gönül rahatlığı ile yedirebiliyorum.
Bu keki bizlerle de bu kadar güzel bir şekilde paylaştığın için sana çok teşekkür ederim. Pişerken çıkan huzur dolu koku dilerim hep sarsın evinizi, hepinizi..
çok sevgiler

Adsız dedi ki...

oda sıcaklıgı deyimi önemliymiş sanırım:)kullandıgım margarin sertti mikserle dönmedi,anlayacagınız umutsuzluga düştüm yaparken..unu dökünce daha bi umutsuzlandım cünkü kek hamuru karışmıyordu bile yogunluktan..ya pişmezse dedim,ya cökerse vs vs..
ama pişince muhteşem birşey cıktı ortaya...hazır kekler gibiydi ki annem hazır sandı..cok cok tşş ederim tarifiniz icin...hakketten tavsiye edilesi bir kek..

ipek dedi ki...

İsim yazmayı unutan arkadaşım:)
Yağın yumuşak olması çok önemli. hatta eritip de mi koysam dediğim çok olmuştur, oda sıcaklığında bile zorluyor.
Çok yoğun ve sert bir hamur elde ediliyor. Sonraki denemelerimde oranlarla oynamayı düşünüp, her seferinde ya tadı değişirse diye korkarak vaz geçiyorum:)
Ama yakında yeni bir versiyonunu da deneyeceğim.
sonuçtan memnun kalmış olmana gerçekten sevindim, eline sağlık.
sevgiyle.