20 Mart 2012
15 Mart 2012
Aynı malzemeyle 2 yemek bir arada: Sebzeli Tavuk Graten ve Erişte Çorbası
Sebzeli erişte çorbası ve sebzeli tavuk graten.
Bu iki yemeğin hazırlık aşamaları bir arada yapılabildiği için bana çok pratik geliyor. Yapması anlatmasından daha kolay...Yine de adım adım anlatmaya çalışayım:Sebzeli Tavuk Graten
Tüm malzemeler:
4-6 kişi için
Beşamel sos:
- 1/2 su bardağı un
- 1 çay kaşığı tuz
- karabiber
- 1 tutam muskat
- 1/3 su bardağı zeytinyağı (ya da 50 gr tereyağı)
- 2-2,5 su bardağı süt
- 6 bardak su
- 1/2 kg kemiksiz tavuk eti (Dilerseniz bütün bir piliç haşlayın)
- 1 adet kuru soğan
- 2 adet havuç
- 1 su bardağı bezelye
- 5-6 sap brokoli
- 1 kabak
- 1 çay kaşığı tane karabiber,
- defne yaprağı
- kereviz yaprakları
- tuz
Üzeri için:
- ince çekilmiş ekmek kırıntısı (ya da galeta unu)
- kaşar peyniri rendesi
- 1 su bardağı domates rendesi, ya da bir kaç kaşık salça
- 1 Çay bardağı çorbalık erişte ya da şehriye
- Kuru nane
- Sebzeleri temizleyip, yarısını iri, yarısını minik küpler şeklinde kesin. (Ayrı ayrı kaplara alın)
- Geniş bir tencereye 6 bardak su koyun.
- Tavukları, soğan, havuç, bezelye ve kereviz yaprakları ile birlikte tencereye alıni karabiber ve defne yaprağını ekleyip, 20 dakika haşlayın. Sürenin sonunda tuz, brokoli ve kabağı ekleyerek 10 dakika daha pişirin.
- Sebzeler pişerken ortaboy bir tencerede beşamel sosu hazırlayın:
- Unu biraz kavurup, yağı ekleyin. Hepsi toplanana kadar karıştırın. Çırpıcı ile karıştırarak süt ekleyin. Koyulaşıp kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edin. Tuz, muskat ve karabiber ekleyin.
- Tavuk ve sebzeler piştiğinde delikli kepçeyle alıp beşamel sos tenceresine aktarın (tavuğu küçük parçalara ayırmayı unutmayın) İyice karıştırıp yayvan bir fırın kabına alın.
- Üzerini ekmek kırıntısıyla karıştırdığınız kaşar rendesi ile kaplayıp fırına verin. Peynirler kızarana kadar 10-15 dakika pişirin.
- Graten kızarırken, çorbayı hazırlayın:
- Tavuk ve sebze suyunu başka bir tencereye süzgeç yardımıyla süzerek aktarın, ilerisine domates rendesi, minik doğradığınız sebzeler ve nane ilave ederek bir süre kaynatın, erişteleri ekleyerek yumuşayıncaya kadar pişirin.
- Limonla servis yapın.
Afiyet olsun
18 Şubat 2012
İznik çinileri serisi pasta ve kurabiyeler
"Bana Bir Pasta Yap" tüm hızıyla çalışmakta.
Tasarım eğitiminin sağladığı alt yapının mutfakta bu kadar işime yarayacağını hayal bile etmemiştim doğrusu:)
Eskiden beri hayranı olduğum çintemaniler bu sayede gelip pastalarıma yerleştiler. Yeni serileri de izlemek isterseniz arada buraya göz atmayı unutmayın..
26 Ocak 2012
rengarenk
2012 ye girerken "Rengarenk bir yıl olsun" demiştim.
Bunu öylesine yürekten istemiştim ki...
İşte her yer renklerle doldu:)
Önce Simin'e yeni yıl hediyem: "İşte Bebekliğin" panosu.
Doğduğu gün üzerindekiler, Hastane doğum belgesi, ilk ayak izleri, ilk patikleri, ilk oyuncağı, hastane kol bantı vs .
Bunlar ve benzerlerini İkea dan aldığım derin bir çerçevede bir araya getirip, kızıma bebekliğini hediye etmek istedim. Şimdi odasındaki duvarda asılı; rengarenk!
Çekmecelerde anı olarak saklanacağına, duvarda anılarımızı canlandırıyor, üstelik tozdan, kirden korunuyor.
Onlar aslında kendi başlarına yeterince şirin ve rengarenk. Ama biz farklı bir renk daha kattık onlara. Dönüşüm malzemeler kullanarak evlerini tasarlıyoruz Simin'le beraber.
Her hafta yeni bir modül oda tasarlıyor, odalarımız çoğaldıkça onları birbirine ekleyip "Ev" oluşturmaya çalışıyoruz.
Bunları yaparken, atık karton kutular, ilaç kapları vb gibi dönüşümlü malzemeler kullanıyoruz. Ve tabi bir de annenin dikişlerden artan kumaş artıkları bize eşlik ediyor. Modüllerimiz ise Kipa'nın doğal yumurta kutuları :)
Mutfak tasarımımız ilaç kutularının kaplanmasıyla oluştu. Elişi kağıtları ve stickerlarla fayansları yaptık. Buzdolabımız üzerinde bir "nofrost" amblemimiz bile var:)) Aydınlatma elemanımız minik bir çam süsü.
Sırada diğer odalar da var...
Asıl renkleri sona sakladım:)
Çoğunuzun tahmin ettiği gibi, sonunda ben de pastacılık işlerine daldım.
Bu güne kadar hep uzak durmayı tercih ettiğim şeker hamurunun tam ortasındayım şimdi. (Şeker hamurunun yenmemesi için paketlerime küçük notlar, uyarılar koymayı unutmuyorum)
Pastalarımı, kurabiyelerimi kızıma yaptığım gibi yapıyorum. Yaparken yüzüme bir gülümseme oturuyor: hiç tanımadığım bebeklerin doğumunda, annelerinin yüzündeki gülümsemeden bir pay aldığımı hayal ediyorum. Bu yüzden, dünyadaki en güzel işlerden biri bu olsa gerek diye düşünüyorum. Tanımadığım, yüzünü bilmediğim insanların en mutlu anlarını orada bulunmadan da paylaşabilmek.... Sanırım bu yüzden, bunca kadın kurabiye kokunun büyüsüne kapılıp kariyerlerine veda ederek kokunun peşinden geliyorlar..
.
Üniversite diplomamı aldığım gün, tasarımın her alanında mutlu olacağımı biliyordum, yine de pastalar aklıma hiç gelmemişti doğrusu. Şimdi ben, "pasta tasarımcısı" olma yolunda mutlu mutlu yürüyorum...
H
Hadi İpek; BANA BİR PASTA YAP!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


