19 Mart 2007

Şevketi Bostan (kuzu etli)

LÜTFEN DİKKAT:
Acemi aşçı'ya ait bu yazı ve resimler, pek çok internet forumunda, izin alınmadan ve link verilmeden kullanılmıştır.
Lütfen kullanmak istediğiniz zaman izin isteyin ya da link vermeyi unutmayın



Eğer bir yemek etkinliği sahibesi olsaydım, herhalde benim seçeceğim konu da bu olurdu. O kadar memnunum yani:)
Teşekkürler Asya, çok sağlıklı, çok lezzetli, üstelikte çok zengin bu konu için.
Yemek etkinlikleri #20 tariflerini Asya nın Benim Mutfağım sayfasında izleyebilirsiniz.

Benim tariflerim elbette Girit mutfağından olacak. Bu mutfağın günümüzde en çok bilinen iki yemeğini seçtim.


İlki Şevketi Bostan.
Daha önce Kuzu etli şevketi bostan tarifini sayfamda vermiş bu harika besini sayfamda tanıtmıştım.
Bu sefer şevketi bostanın sadece sap kısımlarını buldum. Bunlara "Kenker" deniyor. Kök kısmı kadar lezzetli olmasalar da yine o meşhur şevketi bostan lezzetine sahipler.

Kuzu etli Kenker
Malzemeler:
4-6 kişilik

½ kg parça et (kuzu kol)
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet kuru soğan
1 kg şevketi bostan (kenker)
½ limon
1 ½ su bardağı su
tuz

Yapılışı: Bu yemek için yine düdüklü tencere önereceğim.

Etleri kızgın tencerede çevirin. Yağ ve küçük doğranmış soğanı ilave edin ve bir süre soteleyin.
Yıkadığınız ve uçlarını keserek ayıkladığınız kenkerleri ekleyip üzerine tuz, limon suyu ve suyu ilave ederek düdüklü tencerede 30-40 dakika pişirin.

Hepsi bu.

Bu yemeğin bazen terbiye ilave ederek de yapıldığını biliyorum. Ama orijinal Girit tarifinde terbiye pek kullanılmıyor çünkü terbiye otun lezzetini biraz bastırıyor..
Her iki şekli de oldukça lezzetli, tercih size kalmış.

İkinci tarifim: Kuzu etli Maratha.. Yani Rezene ya da Arapsaçı.




Daha önce Terbiyeli Etli Rezene tarifini yazmıştım. Şimdiki yine tam Girit usulü (terbiye yapılmadan).
Şevketi bostanı saplarıyle kullandım, bari bunu da öyle yapayım dedim, ve sadece saçakları kullandım. (Doğrusunu yazmak gerekirse, her iki otunda sadece bu şeklini bulabildim :))
Normal tarifte kök ve yaprak kısımları birarada kullanılıyor.

Biraz rezeneyi anlatayım: Tadı anason tadına çok benziyor. bildiğim kadarıyla aynı familyadanlar. Tarlalarda, yol kenarında yetişen ve yabani olanları çok daha lezzetli ama onları sadece Ege bölgesi pazarlarında bulabilirsiniz. Neyse ki Erüst Tarım bu güzel otlardan büyük şehirlerde oturanları mahrum bırakmıyor ve pek çok çeşidini büyük marketlerde satışa sunuyor.
Rezene tohumları demlenip çay olarak içiliyor (benim favori çayım).Özellikle mideyi çok rahatlatan bir çay bu. Minik bebeklere içirildiğinde, gaz problemi için çok faydalı.
Taze olarak tüketildiğinde, sindirim zorlukları ve safra kesesi rahatsızlıklarına ve kronik mide mukoza iltihabına karşı faydaları olduğu biliniyor. Daha detaylı bilgiler burada.
Gelelim tarife:

Kuzu Etli Maratha

Malzemeler:
4 kişi için

  • 300 gr Kuşbaşı kuzu eti
  • 2 paket (1 kg civarı) rezene saçak kısmı ya da yine 1kg civarı bütün rezene
  • 4 kaşık sızma zeytinyağı
  • 2 adet kuru soğan
  • tuz
  • 1,5 su bardağı sıcak su
  • 1/2 adet limon

Yapılışı

Önce rezenelerin kalın sap kısımlarını ayıklayın. sadece ince dal ve yaprakları, tüm rezene kullanıyorsanız bir de kök kısmını kullanın. (Rezenenin kalın sap kısımları çok zor pişer)

Tencerenizi (tercihen düdüklü tencere) iyice ısıttıktan sonra etleri koyun, bir süre soteleyin,

Zeytinyağı ve küçük doğradığınız soğanları ilave edin.

Soğanlar iyice şeffaflaştıktan ve et suyunu çektikten sonra rezeneleri, sıcak suyu, tuz ve yarım limonun suyunu ilave edin.

Kapağı iyice kapatıp düdüklü tencerede 30 dakika, normal tencerede 1 saat civarında kısık ateşte pişirin.
Afiyet olsun.

Gördüğünüz gibi bu otlar Girit mutfağında son derece basit ve sağlıklı şekilde pişiyorlar. Ve hepsinin pişme şekli de hemen hemen aynı.

Ama otlar o kadar değişik ki, son derece farklı lezzetler çıkıyor karşınıza.

Ben bugün aslında yine bir Girit klasiği olan "Çipohorta" tarifi verecektim. Ancak malzemelerin hepsini temin edemedim. Bu yemeği eskiden hobby bahçemiz varken o kadar çok yapardık ki.. O zaman bulmak kolaydı tabi, şimdi gel de domates filizi bul bulabilirsen:) Çipohortanın o "ferah" lezzetinin gizi domatesin filizinde...

Gerçek Girit "Çipohorta" tarifini, malzemeleri bulur bulmaz yayınlayacağım, söz veriyorum..

39 yorum:

Selen dedi ki...

İpekciğim,
Sayfanı ziyaret etmişken ilk yorumu da yazmadan edemedim(tabi yazarken başkası benden önce davranmazsa). Ellerine sağlık. Benim gibi hem otları hem de eti çok seven biri için harika 2 tarif vermişsin. En kısa zamanda deneyeceğim. Benim tarifler de akşama gelecek inşallah saat 12'yi vurmadan :). Sevgiler

Nukhet dedi ki...

Oh buldunuz guzel otlari verin bakalim farkli farkli tarifleri. Cok gipta ettim vallahi. Ellerine saglik boyle guzel ot yemekleri icin. Eminim bu etkinlikten sonra ota olan ilgi artacaktir. Ipekcim bu arada pidelerle ilgili yorumun beni pek bir onore etti. Pek bir keyiflendim tesekkur ederim. Opuyorum

ÇiLeK dedi ki...

İpek'ciğim,son bahsettiğin tarifi çok merak ettim.Umarım yakın zamanda tüm malzemeleri tamamlar ve yayınlarsın .Tüm tariflerin lezzetli ve çok güzel gözüküyor.Ellerine sağlık.Sevgiler.

Betul dedi ki...

Disarida karla karisik dolu atistirirken bu nefis ot yemeklerine bakip sicacik hayaller kuruyorum. Ipek, domates filizli cipohotayi cok merak ettim, umarim yakinda erisip pisirirsin. Ama pisirmeden once fotografini cek, olur mu? Bin kelimeye bedel oluyorlar. Offff, gel bahar geeel.

Tuba dedi ki...

Rezene'nin arapsaci disinda bir de maratha ismi oldugunu bilmiyordum. Bu yemegi ben de yapmistim, saplarini ve yapraklarini beraber kullanarak, cok guzel oluyor. Ellerine saglik Ipek'cigim.

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

ipek ,otlara karşı büyük bir tutkum var ,daha çok kavurmaları yada salataları hoşuma gider ama tariflerin gerçekten çok iştah açıcı ellerine sağlık...

-acemi aşçı- dedi ki...

Günaydın Sevgili Selen,
Yorumlara cevaplarımı yazar yazmaz hemen sayfana gideceğim, çok merak ediyorum senin otları.
Yorumuna teşekür ederim,
sevgiler
ipek

Nükhet ciğim günaydın,
Pideler hakkındaki düşüncelerimde en ufak bir abartma yok. Çok ustaca işler çıkartıyorsun.
Bu etkinlikteki tarifleri ben de merakla bekliyorum, ve şimdiden birkaç keyifli tarife de ulaştım. Ama otları bulmak aslında o kadar kolay değil(eğer Ege taraflarında değilsen) Bulduk mu atlıyoruz hemen:))
Sevgiler, kuzuları kocamaaaan öpüyorum.
İpek

-acemi aşçı- dedi ki...

Merhaba sevgili adaşım,
Kipohorta(ya da çipohorta) "bahçe otu" demekmiş.
Anlatılan o ki; ot delisi Giritliler, bahçelerindeki yabani otları ve budama sonrası işe yaramayan kısımları atmaya kıyamaz, bahçe temizliğinden sonra bu yemeği yaparlarmış.
Bir zamanlar bir hobby bahçem vardı ve ot yolma sonrası elimde kalanlara bakınca bunun doğruluğunu anladım.
Neyse, bu hikayeyi tarifi verdiğim zaman uzun, uzun anlartırım:)
Yorumuna çok teşekkür ederim
Sevgiler
İpek

Betül cüğüm,
Umarım bu yaz Türkiye ye gelebilir ve ot sebze, bütün hasretini giderirsin.
Çipohorta tarifi en kısa zamanda gelecek söz:))
Not: yine kayboldun ortalıktan, özlüyoruz..
Sevgiler
İpek

-acemi aşçı- dedi ki...

Merhaba Tuba,
Bu otların her birinin bir de Rumca adı var.
Ben uzunca bir süre (küçükken) sırf adından dolayı bu otu yemeği reddetmiştim:)) Saç yiyormuşum gibi geliyordu. O yüzden Maratha ya daha çok alışkınım..
Kök ve yaprakları tamam da, sap kısımları sert olmadı mı pişerken? Ben bir türlü beceremem sapları da pişirebilmeyi
Sevgiler
İpek

Perili köşk, günaydın,
Giritliler otları haşlama salata olarak kullandıkları gibi, zeytinyağı ve kuzu eti ile ana yemek olarak da tüketiyorlar. Dünyanın en sağlıklı mutfağı olmasında da bu otların payı büyük.
Üstelik tarifler çok kolay, seviyorsan mutlaka dene.
Sevgiler
ipek:)

daimamutfak dedi ki...

sevgılı acemi aşçı,sızlerı ızlemek büyük keyıf.daha dün actım blogumu ılk maıl sevgılı tıjenden ve arkasındanda sevgılı misçilekten geldı.blogları dolasırken sızıde kendıme yakın buldum.yazmadan gecemeyecegım.ımarım.dost oluruz. ankaradaymısısnız sızı yakın bulusumun ıkıncı sebebıde bu..sevgıler. nerıman.

munevver dedi ki...

İpek,ben de etkinlik konusu belli olunca "İpek bayıldı bu işe" demiştim.İki yemeğini de çok beğendim.Kuzu etiyle birlikte tam bahar yemeği olmuş.Eline sağlık.
Sevgiyle,Nane Limon

-acemi aşçı- dedi ki...

Merhaba Neriman, yeni blogun hayırlı olsun.
Yorumuna teşekkür ederim
Sevgiler
İpek

Münevver ciğim,
Nasıl doğru tahmin yapmışsın:) Bayıldım etkinliğe. Ama asıl istediğim yemeklerle katılamadım. telafi edeceğim.. Fakat gelen tariflere eriyip bitiyorum. Senin ebegümeci de onlardan biri..
Çok sevgiler komşum
İpek

leziz dedi ki...

İpekciğim .....
Girit usulü yemekler harika olmuş...sunumlar nefis....

özlem

http://leziz.blogcu.com

Sndrfknella dedi ki...

Ellerine sağlık İpekcim. Bu kadar büyük bir sevgiyle pişirildiklerine göre lezetlerinden şüphe etmiyorum tabii ki :) Bir de son derece sağlıklı şeyler yiyor olmanın verdiği gönül ferahlığı eklenince, değmesinler İpek ve ailesinin keyfine :)

Sahi bütün aile seviyor mu otları? Mimi'nin tepkisi ne oluyor bu tarz yemeklere?

Sevgiler

Mutfakta Zen dedi ki...

İpek aklıma ne geldi biliyor musun, Ege'de bir kasabada restoranın kapısına şöyle yazmışlardı: "şefkedi bostan bulunur". Nasıl?
Gelirsem bana etsizini pişirirsin değil mi otların?
Tijen

Burçin dedi ki...

Merhaba İpek,
Ellerine sağlık yemekler çok güzel görünüyor. Yenilebilir Otlar etkinliğini duyunca benim de aklıma hemen şevketi bostan gelmişti. Bu bölgede çok Giritli olduğu için iyi bilinen bir ot türüdür.
Sevgiler,

http://bakinnepisirdim.blogcu.com/

Berceste dedi ki...

İpeeeek eline sağlık ama keşke pişirmeden fotoğraflarını da çekseymişsin. Bazen çok tanıdık otlar yenilen türden çıkıyor. Bahçe temizliğini biz de önceki hafta yapmıştık, bir sonrakinde işime yarardı :)
Rezene ile bu ülkede tanıştım ben. Çayını bilip içerdim ama başı püsküllü kısmını burada tanıdım. Pek de sevdim! Tarifleri deneyeceğim ;-)

Berceste dedi ki...

Gene ben :) Logo ile ilgili sorun mu var? Zeminini siyah görüyorum. Bujene grupta dosya kısmına şeffaf zeminlisini kaydetti!

Bir de Betül, sizin oralarda dolu mu var? Bizde kar var kar :)Komik bir hava var dışarıda, bir kar, bir güneş, bir dolu, bir güneş...

-acemi aşçı- dedi ki...

Günaydın Leziz,
Beğenin ve ziyaretin için teşekkürler,
sevgiler
İpek

Sndr,
Bütün bu söylediklerinde haklısın, hem sevgiyle yapıldılar, hem gönül rahatlığıyla yendiler:)Mutlu olundu.
Ailenin tamamı otsever. hatta sebzelerle fazla haşırneşir olmayan eşim bile otlarla tanışınca bayıldı.
Mimi ye gelince.. Sndr, o öyle acayip bir velet ki, şimdi anlatsam annelerin içi gidecek, üzüleceğim. Rezeneye deli olur, karnabahar ve ıspanak en sevdikleridir, salatasız yemek yemez. Sushi manyağıdır..Bilmem anlatabildim mi:)
Sayfasını takip ediyorsan yemek zevki hakkında bir fikrin vardır, Görüşmek üzere,
Sevgiler
İpek

-acemi aşçı- dedi ki...

Ahh Tijen, şimdi o kasabadaki restoranda olmak vardı...En güzel mevsimde burnumda tüttü birden..
Gitsek, şef-kedi bostan sipariş etsek,sonra içerden bir kedi çıksa "buryun ben şefiniz ne alırdınız?" dese.. yesek,yesek, havayı içimize çeksek, "ohh" desek..
Ne güzel olurdu..
Sen Ankara ya gel de, ben neyin etsizini istersen yaparım.Bu arada, gerçekten bu yemeklerin etsizi de çok lezzetli oluyor.
Sevgiler
İpek

Burçin Günaydın:)
Giritliler Şevketi bostana otların kralı diyorlarmış yanlış bilmiyorsam. Bir de bulması kolay olsa buralarda:)
Sevgiler
İpek

Günaydın Berceste:)
Bahçe temizliği yapacağını bilseydim, sana çipohorta tarifini gönderirdim. Bahçe temizliğinden sonra artanlarla yapılıyor bu yemek. (bu lafın gelişi tabii)
Açıkcası aklıma otların resmini çekmek gelmedi çünkü bir önceki tarifimde resimledim. O tarife link vermiştim yazımda. Ama yinede, o iklimde bahçede bulunabileceğini pek sanmıyorum.
Logoya gelince; Ne yaptımsa siyahtan kurtaramıyorum. Bilgisayarıma kopyaladım, burada bir sorun yok, beyaz. Ama bloga aktarınca siyah çıkıyor. Nasıl çözeceğimi bilemiyorum..
sevgiler
ipek

-acemi aşçı- dedi ki...

Berceste,
Bujene nin maili yeni geldi, hemen oradaki html ile değiştirdim logoyu ve şimdi düzeldi.
Sevgiler
İpek

-acemi aşçı- dedi ki...

Berceste,
Bujene nin maili yeni geldi, hemen oradaki html ile değiştirdim logoyu ve şimdi düzeldi.
Sevgiler
İpek

zerrin - misss dedi ki...

Merhaba İpekciğim, şahane yemekler yapmışsın. Bu ot etkinliği pek güzel oldu. Yaa ben otları tanıyamıyorum :( Eşimle geçtiğimiz hafta sonu sırf benim ot etkinliğim için kırlara bayırlara çıktık. Papatya tanıdım sadece onları topladım :)

Girit yemekleri şahane.. Ellerine sağlık

sımmsıcak sevgilerimle...

-acemi aşçı- dedi ki...

Sevgili Zerrin,
Etkinlik yazını okudum, herzamanki gibi sıcacık.
Dağlara çıktığımda otların çoğunu ben de tanıyamam, annem olmadan asla!! Ot tanıma ve toplama uzmanı odur. Neyse ki şimdi amrketlerde satılıyor da alıyoruz, başak türlü ben de papatya toplar gelirdim:)
Sanırım bir bilen olmadan yanında, kolay öğrenilmiyor.
Çok sevgiler
ipek

TABAKTA dedi ki...

Farklı bir yemek olmuş ellerine sağlık.
Sevgiler…

B5 dedi ki...

"Cardo Santo ya da Cardo Benedetto" imis.. Sevketi Bostan´in adi Italyanca. Ortacagda ilac niyetine bile kullanirlarmis.
(Acaba Sevket´in bostani falan mi demek Sevketi Bostan??)
Hic duymamistim. Ne kadar faydali seyler var internette onunla ilgili.
Ayni meshur rezene gibi.
Rezene ne cig, ne haslanmis, ne cay, olmuyor. Bir yiyebilsem, bir yiyebilsem! :(

Sacaklarinin kullanildigini ilk kez görüyorum. Biz kok kismini ve kollarini kullaniyoruz..
Sevgiler,

-acemi aşçı- dedi ki...

Tabakta,
teşekkür ederim. Aslında otseverlerin çok aşina olduğu yemekler bunlar.
Sevgiler
İpek

-acemi aşçı- dedi ki...

Günaydın B5 :)
Rezene de şevketi bostan da gerçekten çok faydalı otlar. Diyorum ya Girit mutfağı için boşuna dünyanın en sağlıklı mutfağı demiyorlar.
Girit ten gelen büyük halam, çocukken ailecek tepelerde ot topladığında arkadaşları kendisini görecek diye çok utandığını, bu yüzden ot yemediğini, fakat büyüyüp kimya /ilaç işleriyle uğraşmaya başladığında nasıl faydalı olduklarını ancak anladığını hep anlatır. İlaçların çoğunda bu bitkiler kullanılırmış.
Rezene yiyememene üzüldüm. farklı aroması her zevke hitap etmiyor elbette. Hele ki saçakları en aromatik kısımları. Ama şevketi bostanın bu kadar baskın bir aroması yok, bulursan deneyebilirsin.
sevgiler
ipek

B5 dedi ki...

Kesinlikle deneyecegim,
Tesekkürler, :)

SaNeM dedi ki...

Ah sevilmez mi Girit yemekleri, nasil ozledim sevketi bostani anlatamam. Buralarda her gittigim yere bakiyorum karsima ciksin diye araniyorum, ama yok.. Evime ilk gidisimde ilk yemek isteyecegim seydir kendisi..

ACIBADEM KURABİYESİ dedi ki...

Ben Girit yemekleri ile 1,5 yıl önce eşimle evlendikten sonra tanıştım ve içlerinden en çok sevdiğim de arapsaçı. Eşimin annesi Kıbrıs'lı babası Girit göçmeni dolayısıyla tatmadığım ot kalmadı diyebilirim. Arapsaçına Marasa diyor onlar... Ben de çok severek yapıyor ve yiyorum :)

-acemi aşçı- dedi ki...

Acıbadem kurabiyesi,
Eşinin ailesi bence yemek kültürü olarak çok güzel bir karma olmuş, şanslısın..
Girit mutfağı, dünyanın en sağlıklı mutfağıdır biliyorsun. Bunun sebebi ise zeytinyağı ve elbette otlar. Bizim aile de Girit göçmeni, biz de maratha deriz arapsaçına. th harfleri okunurken sss sesi çıkıyor:)
sevgiler

Adsız dedi ki...

arapsaçı tarifi için teşekkürler denedim nefis oldu ot yemeyen eşim bile yediyeni tariflerinizi bekliyorum kenger ne anlamadım nerde bulurum

acemi aşçı dedi ki...

İsimsiz,
Eline sağlık. beğenmenize gerçekten çok sevindim. Bu sağlıklı yiyecekler için teşekkür almak kadar beni mutlu eden birşey yok.
Kengere gelince: Şevketi bostan denen bir otun (aslında kök) sap ksımlarına kenger deniyor. Çok faydalı bir bitki. Eğer ege taraflarındaysan, şimdi tam mevsimi pazarlarda satılır.
Büyük marketlerde, (Migros, Real, Tansaş vs)sebze reyonlarında Erüst tarım markasıyla paketlenmiş olarak bulabilirsin. Bu aralar pek rastlayamıyorum ben de.
sevgiler

Adsız dedi ki...

söke de oturuyorum şevketibostan yiyiyoruz kenger ismi farklı gelmişti burada kengeri çiğ yiyiyorlar .demekki oda yemek olabiliyor siz yazmaya devam edin.ben denemeye.bu tatları çok sevdim.tayinimiz çıkarsa çok üzüleceğim başka yerde bu bolluk yok.ben trakyalıyım acaba orada doğada bulabilirmiyim bu otları. yetişirmi dersiniz.teşekkürler

acemi aşçı dedi ki...

Bu otalrı sanırım Trakya da da bulabilirsiniz. Ege deki kadar bol olur mu bilemiyorum. Kenkerin çiğ yendiğini ilk defa duydum. Hazmı oldukça zor diye düşünüyorum.
Eskisi kadar sık güncelelyemiyorum sayfamı ama yazmaya mutlaka devam edeceğim.,
Bu arada; lütfen yorumlarınıza isim yazın, "isimsiz" şeklinde hitab etmek istemiyorum
sevgiler

şebnem dedi ki...

teşekür ederim.bloğunuzun takipçisiyim.

Web Tasarımcı dedi ki...

bende takip ediyorum sizi..



web tasarım
Wp Theme , Wp Plugin , Wp Tema , Free Premium Theme
msn indir, msn nickleri, msn resimleri, msn nickleri
ozalit , kırtasiye , dijital baskı, Fotokopi

FEYZAN dedi ki...

merhaba. dedemin babası balkan harbi sonrasında giritten bodruma göç etmiş. arapsaçı-biz "sıra" deriz- tarifini görünce ve bu bölümdeki diğer yemekleri, gözlerim doldu. 20 yıldır ankara'dayım ve bodruma gidip geldikçe veya annem bir koli hazırlayıp gönderdikçe yiyebiliyorum bu yemekleri. burada tarifini görünce çok mutlu oldum, yine özlem duygum kabardı, gözlerim doldu. hatta tabakta duran arapsaçını görünce o tarif edilmez kokusunu duydum ve ağzım sulandı. tarif aynen bizimkilerin yaptığı gibi. elinize sağlık. iyi ki sizin sitenizi keşfetmişim. takipçiniz olacağım. sevgilerimle.